5.3.13

Bugün Nemo'nun Doğumgünü

Nemo hala annemle birlikte kaçak. Okuldan geri kaldığı için, evden, arkadaşlarından uzak kaldığı için canı sıkkın, ama bir gelişme olacak da en azından anneannesiyle eve dönebilecek diye bekliyor. Ara sıra telefonda internet üstünden yazışıyoruz o kadar.
Mammut çocuğu kaçırdığımı iddia ederek beni savcılığa şikayet etmiş.
Bu arada bazı milletvekillerinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'nın danışmanlarından birini arayıp, babadan yana etki etme girişiminde bulunduklarını öğrendim. AylinAnne'deki Perşembe Anneleri köşesinde çıkan ropörtajımdan sonra mamutun klavyesinden zehirli salyalar saçarak AylinAnne'ye gönderdiği e-postanın cc'sindeki ozelkalem@basbakanlik.gov.tr adresi de böylece anlaşılır hale geldi.
Bu ipuçlarının toplamı, mahkeme kararlarının da benzer veya aynı güçlerce etkilenmiş olabileceği şüphesini güçlendiriyor.
Velayeti babaya veren hakimin, babanın annesi ve ablasıyla Erdek'te aile ortamı kurduğuna dair kaynağı belirsiz yakıştırması, pedagog görüşmesinde hem anne hem baba varken babası ile göz temasından kaçınan çocuğun bu görüşme bitip birebir görüşme başladıktan sonra "içeri giren babasının verdiği hediye karşısında ona karşı sıcak davranışları olup sevinçle ve ilgi ile babayı dinlediği" gözlemine dayanarak çocuğun anne baskısıyla babasına olan sevgisini yansıtamadığı kanaatine varması ve bunu velayeti babaya vermek için gerekçe olarak görmesi, ve daha niceleri de herhalde bu etkilerle oluyor.
Yargıtay usul gereği karardan sonraki raporlara bakmıyor; yeni velayet davasının hakimi, bu raporları yargıtaya da sunmuşsunuz, ona rağmen kararı kesinleştirmiş deyip tedbiren anneannede kalmasının devamına karar vermiyor.
Çocuğun babası hakkındaki suçlamalarını çocuğu dinlemeden düşürüyorlar; itirazımız üzerine dinlenmesine karar veriliyor, ama babasına teslim edildikten sonra... çocuk babasıyla yaşarken onunla gelip mahkemede "babam bana bunları yaptıydı" diyecek yani! haha!
Bana "neyse canım, 4 sene kaldı şurada 18'ine gelmesine, gitsin yaşayıversin babasıyla, sonra çıkar gelir" diyenlere cevap vermiyorum.
Bir de Pazar günü manşet olduk, görmüşsünüzdür belki. "Aklınızı mı kaçırdınız" diye başlık atmışlar. Hakimlere söylüyor olsalar cuk oturacak ama yazıyı okuyunca, anne-baba kendi egolarını tatmin etmek için çocuğu hırpalıyor anlamı çıkıyor!
Ben bugüne kadar, içine bulunduğumuz duruma göre çok, ama çok iyi hissediyordum, hatta kendime şaşıyordum; sonunda bugün pilim bitti, ağlayıp duruyorum.
5 Mart Nemo'nun doğumgünü. 14 bitti, 15'ten gün alıyor artık. Bu sene parti yok, temalı pasta yok, yine ayrıyız. Bütün yoksunluklarımızı simgeliyor sanki. Herhalde bu yüzden kötüyüm bugün... Bir de bugün okulundan iki mesaj geldi, biri sbs başvurusu, diğeri yıllık için fotoğraf çekimi duyurusu.

19.2.13

Gerçeklerden Korkan Belli Oldu

Hikaye yarım kaldı...
Aslında tam da değil, çünkü özü anlaşıldı; anneye şiddet uygulayan, çocuğu tekrar tekrar kaçıran, kendi İstanbul'da olmasına rağmen anneden uzaklaştırmak amacıyla çocuğu başka şehre yerleştiren bir babaya, uzman raporlarının anne yanında kalmasının doğru olduğunu yazmasına rağmen, velayetin verildiğini anlatabildim.
Tabii daha söylenecek çok şey, eksik kalan çok detay var, ama özü bu.
Pazartesi günkü yayın başladıktan sonra yarım saat geçmeden Mammut aradı. Hukuki işlem başlattığını, Erdek Mahkemesinin programda kendi ve oğlu hakkında konuşulmasının durdurulmasına dair karar verdiğini, bunu kanala faxladığını söyledi; soru sormak isteyen avukata da "şu anda kanunsuz yayın yapıyorsunuz, konuşamam" dedi; Melike'ye de "sizinle mahkemede görüşürüz" deyip kapattı. Reklam arasında girilip gelen faxa avukat hanım baktı ve ben yayından çıktım.
Düne kadar kendi kafasındaki hikayeyi anlatmak için can atan, bu ve başka programları arayıp televizyona çıkmaya çalışan adam, nedense beni susturmayı tercih etti. Neyse, siz bu tutarsız, hep kendine yontan kişiliği tanıyorsunuz zaten.
Ben çıktıktan sonra çok az söze devam etmişler isim geçirmeden, ama avukat hanımın uyarısıyla bitirip konu değiştirmişler. (İzlemek isterseniz buraya tıklayın; Cuma günkü kısmı da burada)
Bu yayını durdurma kararı da hukuk sistemimizin halini gösteriyor zaten; kesinleşmiş bir mahkeme kararını yanlış ve yanlı bulduğunu söylemek yasak, yani hukuk hakkında eleştiride bulunmak yine hukuk tarafından yasaklanıyor... Yaşadıklarımızı anlatmak, "devam eden davayı etkilemeye çalışmak"mış (?), o da yasak...
Peki bu da yasak mı? (Geçen hafta Posta'nın Pazar ekinde çıkan haber)

 

15.2.13

Yeni Baştan

Devlet korumasının kaldırılmasına, yani anneannesinin yanından, artık Nemo'nun velayetine sahip olan babasına gitmesi anlamına gelen karara itirazımız reddoldu.
Sosyal Hizmetlerin Nemo'yla yaptığı telefon görüşmesi üzerine Mahkemeye yazdığı, çocuğun babama verirseniz kendimi öldürürüm demesi, geçen yazki raporlarda yer alan intihar eğilimi, babaya karşı çok öfkeli oluşu ve bu nedenlerle koruma kararının kalmasını tekrar değerlendirilmesi talebini Hakim dikkate almadı. Ya da dikkate aldı ama ciddiye almadı...
Biz bir dilekçe daha verdik.
Ve bir yandan da, son çare olarak bugün Beyaz TV'de Melike ile Yeni Baştan programında gerçekleri anlatmaya başladım. "Başladım" diyorum, çünkü o kadar çok detay var ki, bugün sadece bir kısmına vakit yetti, Pazartesi devam edecek. Hemen sonrasında web sitesine de yüklüyorlar.
Tabii malum kişi de arayacak, yalanlarını neşredecek... Ama zaten yapıyordu; ne fark eder...
Belki gerçekleri bilen başka insanlar da arar, gerçek yüzü ortaya çıkar.
Korkularımızdan başka kaybedecek neyimiz var?